Yaşamın İçinden Tuvallere: Farzin Rahneshin

Sanatını kendi yaşamının bir parçası olarak gören sanatçı Farzin Rahneshin, resimlerinde hayatın içerisinde var olan her bir duyguyu, canlıyı ve objeyi yapısökücü bir tavırla irdeleyerek boşluğu ele aldığı ve imgelerin farklı biçimlerde vücut bulduğu resimler üretiyor. İranlı sanatçı Farzin Rahneshin’le resme başlama serüveni ve sanatsal pratiği üzerine sohbet ettik.

Farzin Rahneshin lisans ve yüksek lisans eğitimlerini Azad Üniversitesi Resim Bölümü’nde tamamladı. Rahneshin İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.

İran’da resim üzerine eğitim aldın, kısaca resme olan ilgin, merakın ve gelişim sürecinden bahseder misin?

İlkokul yıllarımda resme olan ilgim ailem tarafından fark edildi ve resme olan yeteneğimi geliştirebilmem amacıyla resim kurslarına yönlendirdiler. Resim üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladıktan sonra da kendi atölyemi açtım ve asıl sanat kimliğimi bu süreçte keşfettim. Bence bir ressam, kendi mahremiyet sınırlarını çizdikten sonra, kendini daha iyi tanıyor. Bu süreçten önceki resimlerimi deneme-yanılma süreci olarak tanımlıyorum.

Art50.net’te yer alan eserlerin ‘Absence Serisi’ başlığı altında. Bu serinin çıkış noktası nasıl oldu, kısaca anlatır mısın?

Seriden önceki resimlerim daha çok sosyal çevremle alakalıydı. Zaman ilerledikçe ve üretmeye devam ettikçe işlerim daha çok kendimle alakalı olmaya başladı. Ben de bu konuda daha çok derinleştim, kendime döndüm ve daha çok keşfetmeye başladım. Bulduğum anlamları resimlerime taşıdım. ‘Absence Serisi’nin çıkışı bu şekilde gerçekleşti. Benim için sanatım direkt olarak yaşamımın yansıması.

Farzin Rahneshin – Absence Serisi No 5

Resimlerinde farklı teknikleri bir araya getiriyorsun, malzeme seçimin ile resimlerinin çıkış noktaları arasında nasıl bir bağlantı var?

Konsepti kafamda belirledikten sonra onu nasıl daha iyi yansıtabileceğim üzerinde yoğunlaşıp tekniğimi belirliyorum. Doğaçlama benim yaratım sürecim için çok önemli. Doğaçlamayı benim için en iyi anlatan araç ise mürekkep. Mürekkep, hem benim kontrolüm altında olan hem de kendi iradesi olan bir malzeme. Mürekkeple birlikte biraz daha kesin bir atmosfer yaratmak amacıyla ince bir kalem seçiyorum. Bu belirsizlik ve kesinlik arasındaki çatışma, kontrast tekniğimin temelini oluşturuyor.

‘Yıkım’, ‘Yaratım’ ve ‘Boşluk’ bu üç kavram resimlerinin ana öğelerini oluşturuyor. Temel aldığın bu kavramları açıklar mısın?

Önce imgeyi aklımda yaratmaya çalışıyorum, sonra hayatın var olan her canlıyı, duyguyu, objeyi eninde sonunda bozması gibi, yarattığım imgeleri de bozmaya çalışıyorum. Bazen kısmı olarak bazen de tamamen bozuyorum. Ama asıl ulaşmak istediğim onlardaki boşluk oluyor. Sanki bir his, bir insan bir zamanlar varmış, şimdi yok gibi… Bazen imgelerimde bir kısmı bozulmuş bir kısımsa geride kalmış gibi görünüyor, sanki o his, o insan hala var, fakat ilk halini yitirmiş, kendine yeni bir şekil bulmuş gibi beliriyor tuvalde.

Farzin Rahneshin – Absence Serisi No 4

Art50.net’le yollarınız nasıl kesişti? Türkiye’nin önde gelen sanat platformlarından birinde yer alıyorsun, art50.net’den beklentilerin neler?

Geçtiğimiz yıl art50.net’in düzenlediği bir karma sergiye katılan bir ressam arkadaşımın bağlantısı aracılığıyla tanışma fırsatımız oldu. Öncelikle, İranlı bir sanatçı olarak Türkiye’deki görünürlüğümün artmasında önemli bir rolü olacağını düşünüyorum. Online sanat platformlarının arttığı ve sanal sergilerin gezilmeye başlandığı bu dönemde koleksiyonerlere ulaşmanın ve çalışmalarımı izleyicilerle paylaşabileceğim bir platformda yer almak benim için oldukça önemli.

İstanbul’da yaşıyorsun, buraya gelmeden önce İstanbul’da çeşitli galerilerde sergilere katıldın. Buraya geliş hikayen nedir? İran’daki sanat ortamı ile İstanbul’daki sanat ortamını nasıl karşılaştırırsın?

Buraya gelmeden önce artık İran’da yaşamak istemiyordum. Fakat aynı zamanda sanatımın kaynağını aldığı kültürden de ayrılmak, kopmak istemiyordum. Konumsal yakınlık ve benzer kültürel öğeler, tarihsel zenginlikler sebebiyle İstanbul’da yaşamayı seçtim. Ancak Türkiye’de şu an İran gibi bir sanat çevrem yok, hatta çok daha az sanatçı ile görüşüyorum… İran’da akademik geçmişim sebebiyle çok daha geniş bir sanat çevrem vardı, bu sebeple tam bir kıyaslamada bulunamayacağım.

Farzin Rahneshin – Absence Serisi No 12

Üretim sürecinde nasıl bir yol izlersin? Seni tetikleyen unsurlar neler?

Duygusal, hissi unsurlar, anlar, okuduğum kitaplar, izlediğim filmler kısacası hayatımın tüm katmanları üretim sürecimi tetikleyen unsurları oluşturuyor. Daha önce de söylediğim gibi sanat yaşamımın bir parçası.

Sana çok büyük bir bütçe verilse ve bu bütçeyle sadece bir sanatçının tek bir eserini alabilecek olsan kimin eserini alırdın?

Öncelikle çok zor bir soru… ama çok büyük bir bütçem olsa Modigliani alırdım. Daha güncel olarak da Cy Twombly’nin bir eserini alırdım.

Farzin Rahneshin’in Art50.net’te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Röportaj: Sena Arcak Bağcılar