Koleksiyonerliğin A-B-C’si

Koleksiyonerlik gerçek anlamda bir tutku. Hele konu sanat olunca, birbirinden cazip seçeneklerle dolu bir yaratıcılık okyanusunda kaybolup gitmeden bu yolda emin adımlarla yürüyebilmek, mutluluk verici sonuçlar alabilmek adına daha da büyük önem kazanıyor. İşin belki de en zor kısmı o ilk adımı atabilmek. Ancak bu durum sizi korkutmasın; siz de sanat yapıtlarının karşısında büyülenip hayallere dalıyor, onlarla yaşamınızı paylaşmak arzusuyla yanıp tutuşuyor, ama işe nereden başlayacağınızı tam olarak bilemiyorsanız, sizin için hazırladığımız koleksiyonerlik rehberine hoşgeldiniz.

Bu yazı dizimizde önce bu yolculukta bize eşlik edecek belli başlı bilgi kaynaklarını inceleyeceğiz. Daha sonra da koleksiyonumuzun çerçevesini nasıl belirleyeceğimizi, alım yaparken, eserleri saklarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini ve koleksiyonerliğe dair birçok konuyu bölümler halinde göreceğiz.

Bölüm l – Başlarken: Bilgiye nasıl ulaşırım?

Koleksiyon yapmaya başlayınca, sanat alanındaki teknik ve üslup çeşitliliğini, gündemin ne denli hızlı değiştiğini, ne kadar fazla sayıda sergi yapıldığını görecek ve gelişmeleri takip etmekte zaman zaman zorlanacaksınız. Dolayısıyla bilgiye en doğru ve hızlı şekilde ulaşabilmek son derece önemli olacak. Neyse ki günümüzde bu konuda başvurabileceğimiz sayısız kaynağa sahibiz. Gelin, koleksiyonerlik serüveninde sanat tarihi bilginizi geliştirmenize ve günümüz sanatını daha iyi kavramanıza yardımcı olacak belli başlı kaynaklara hep beraber göz atalım.

Müzeler ve Kültür Kurumları

2)Odunpazarı Modern Müze OMM’un dış cephesi. Fotoğraf: Kengo Kuma and Associates. ©NAARO / Exterior view of OMM. Photo by Kengo Kuma and Associates. ©NAARO. Courtesy of the Odunpazari Modern Museum (OMM).
Odunpazarı Modern Müze OMM. Fotoğraf: Kengo Kuma and Associates. ©NAARO

İstanbul’da İstanbul Modern, Salt, Arter, Meşher, Sabancı Müzesi, Pera Müzesi, Elgiz Müzesi, Yapı Kredi Sanat, Akbank Sanat, Şekerbank Açık Ekran, Bilsart, Milli Reasürans Sanat Galerisi ve Borusan Contemporary; Ankara’da Cer Modern; Eskişehir’de Odunpazarı Modern Müze gibi kar amacı gütmeyen birçok müze ve sanat merkezinde güncel sanatın Türkiye ve dünyadan seçkin örneklerini görebilir; kütüphanelerinden ve atölye/seminer programlarından yararlanabilir; haftalık bültenlerine abone olarak sergi ve etkinliklerden düzenli şekilde haberdar olabilirsiniz. Dünyada ziyaret edilmesi gereken çağdaş sanat müzelerine gelince, Whitney ve New Museum (New York); MoMA (New York ve San Francisco); LACMA ve the Broad (Los Angeles); Guggenheim (New York ve Bilbao); Tate Modern ve Tate Britain (Londra); Centre Pompidou (Paris), MACRO (Roma), Museum of Contemporary Art Shanghai ve Museum of Contemporary Art Tokyo listenin başındaki adresler. Bu müzeleri bizzat veya istediğiniz sıklıkta ziyaret edemeseniz bile internet üzerinden takibe almanızda çok büyük yarar olacaktır.

Bienaller

Venedik Bienali'nden. Fotoğraf: Güliz Özbek Collini
Venedik Bienali’nden. Fotoğraf: Güliz Özbek Collini

Bienallerin en büyük avantajı, müzelere göre daha akışkan bir yapıda olduklarından gerçekleştikleri dönemin sanatsal eğilimlerinin neredeyse anlık bir fotoğrafını çekebilmeleri. Özellikle dünyanın gündemini meşgul eden sosyopolitik konularla yakından ilgileniyorsanız ve koleksiyonerlik serüveninize bu ilgi alanınızı dahil etmek sizin için önemliyse, bienalleri mutlaka takip etmelisiniz. Ülkemizin en önemli uluslararası sanat olaylarından İstanbul Bienali’nin yanı sıra, Çanakkale, Sinop ve Mardin’de de bienaller yapılıyor ve izleyici kitleleri her geçen yıl büyüyor. Yurtdışında ise Venedik, Sao Paulo, Documenta, Sidney, Havana, Şarca, Manifesta, Whitney, Şangay, Guangzu, Berlin ve Liverpool en önemli uluslararası sanat etkinlikleri arasında gösterilen bienallerin başlıcaları.

Galeriler

5) Ugo Rondinone’nin Tha Bass Miami’de gerçekleşen “good evening beautiful blue” sergisinden görüntü. Fotoğraf: Zachary Balber. Kaynak: news.artnet.com
Ugo Rondinone’nin Tha Bass Miami’de gerçekleşen “good evening beautiful blue” sergisinden görüntü. Fotoğraf: Zachary Balber. Fotoğraf Kaynağı: news.artnet.com

Galeriler de sanat gündemini hem belirleyip, hem de takip eden kurumlar olarak koleksiyoner adaylarının olmazsa olmaz adreslerinden. Galerilerde sergi sirkülasyonu müzelere göre çok daha yüksek olduğundan, ilginizi çeken galerileri hemen her ay düzenli olarak ziyaret etmenizde büyük yarar var. Ayrıca müzeler ve bienaller sanat görüşümüzü geliştirmemizi sağlayan başlıca etkinlik alanları olsa da, hangi tür eserlerle ilgilendiğimizi daha net olarak tanımlayıp sanat eseri alma aşamasına geldiğimizde, devreye sanat piyasasının dinamikleri ve galerilerle kurulan ilişkiler giriyor. Galerilerle çalışmanın en büyük avantajı, koleksiyonere aldığı eserin orijinalliğinden teknik desteğe kadar birçok konuda çeşitli hizmetler sunmaları. Belli bir galerinin temsil ettiği sanatsal çizgiyle ya da sanatçılarla ilgileniyorsanız, bu ilişkinin güvene dayalı ve uzun soluklu olması daha da büyük önem kazanıyor. Örneğin böyle bir galeriden aldığınız bir eseri ileride satmak istediğinizde galeri eseri sizden geri satın alabiliyor. Yine eserde oluşabilecek hasar, teknik arıza ve benzeri problemler karşısında, sanatçıya ulaşamadığınız takdirde rahatlıkla danışabileceğiniz ve yardım alabileceğiniz bir merciye sahip oluyorsunuz. Galericiyle kurulan güvene dayalı ilişki, aynı zamanda size özel indirimler, ön izlemeler gibi ayrıcalıklar sağlıyor. Unutmadan, konu galeriler olunca takip edilmesinde yarar olan bir etkinlik türü olarak galeri haftasonlarına da (gallery weekend) değinmeden geçmeyelim. En görkemlilerinden biri Berlin’de her yıl yapılan, ancak artık dünyanın Brüksel, Barselona, Milano, Mumbai, Şangay gibi birçok kentinde düzenlenen bu etkinlikler süresince, o kentin önde gelen galerileri iddialı sergiler gerçekleştiriyor ve birçoğu kapılarını gece geç saatlere kadar sanatseverlere açık tutuyor. Antrepo gibi kapalı bir fuar alanında standlar arasında saatlerce gezmeyi sevmeyenlerdenseniz, aynı zamanda kentte bol bol yürüyüş yapmanıza ve etrafı keşfetmenize izin veren bu tür etkinlikler tam size göre.

Müzayedeler

Fotoğraf Kaynağı: sothebysinstitute.com
Fotoğraf Kaynağı: sothebysinstitute.com

Çağdaş sanat alanında etkin olan galeriler, programlarında ağırlıklı olarak yaşayan sanatçıların güncel çalışmalarına yer verirken, müzayedelerde gerek yaşayan, gerek aramızda olmayan sanatçıların iki ya da daha çok kez el değiştirmiş eserleriyle karşılaşabiliyoruz. Yeni başlayan koleksiyonerler için alım yapmaya müzayedelerden başlamak pek iyi bir fikir olmasa bile piyasa verilerine erişim ve başka koleksiyonerlerle tanışmak adına oldukça yararlı olabilir. Müzayedelerde sunulan seçenekler ve fiyat aralıkları, koleksiyonunu belli bir düzeye getirmiş ve daha spesifik arayışları olan koleksiyonerler için çok daha uygun; örneğin belli bir sanatçının işlerini topluyor ve o sanatçının belli bir dönemine ait işlere ancak müzayedeler üzerinden erişebiliyor olabilir. Açık artırmayı izlemek ise şiddetle tavsiye ettiğimiz başlı başına bir deneyim. İleride gerçekleştireceğiniz alımlar için şimdiden gözlem yapmak hem yararlı, hem de oldukça eğlenceli.

Fuarlar

Contemporary Istanbul 2019 / Güliz Özbek Collini
Contemporary Istanbul 2019 / Güliz Özbek Collini

Fuarlar da hem gündemi takip edip sanat ortamının aktörlerini daha yakından tanımamıza, hem de ilgilendiğimiz sanatçıların farklı galerilerdeki eserlerinin fiyatlarını hızlı bir şekilde karşılaştırmamıza olanak sağlıyor. Özellikle fuarların organize ettiği ve birçok sanat profesyonelinin konuşma yaptığı seminerler, gerek güncel sanatsal yaklaşımlar, gerek koleksiyonerlik konularında bilgi edinmek için son derece yararlı. Ülkemizde Contemporary İstanbul ve Tüyap Fuarı’na bu yıl alternatif bir etkinlik olarak Step de eklendi. Tam anlamıyla fuar kategorisine girmeyen ve birçok genç sanatçının yapıtlarını sanatseverlerle buluşturan Mamut Art Project, Akbank Günümüz Sanatçıları Sergisi, Base ve Genç-Yeni Farklı gibi etkinlikler de koleksiyoner adayları için en az fuarlar kadar önemli adresler. Ayrıca koleksiyonerlikle ilgilenen herkesin çağdaş sanatın kalbinin attığı belli başlı uluslararası fuarları mutlaka takip etmesi gerekiyor. Art Basel (Basel, Miami, Hong Kong), Frieze (Londra, New York, Los Angeles), the Armory Show (New York), ARCO Madrid, ARCO Lisboa, Art Dubai, Scope (New York, Miami, Londra, Basel), Art Cologne ve TEFAF (Maastricht) bunlardan bazıları. Bu arada Afrika ve Güney Amerika gibi rotaları da es geçmeyin. Çağdaş Afrika sanatı için 1:54 (Londra, New York, Marakeş), Cape Town Art Fair ve Art Joburg; Güney Amerika için Zona Maco; Asya için Art India ve Seoul Art Fair de Batı merkezli fuarlara ek olarak takip listenizdeki yerlerini almalı. Uluslararası sanat ortamını daha yakından deneyimlemek için, yılda en az bir yurtdışı fuarına katılmanızı öneririz. Böylece ufkunuzu daha da genişleterek, yerel piyasalarda karşınıza çıkan eserleri ve fiyatlarını küresel verilerle karşılaştırabilirsiniz. Üstelik koleksiyonunuza farklı ülkelerin sanatçılarını da dahil etmek isterseniz, yurtdışı fuarlarda yabancı galericilerle kurduğunuz ilişkiler size özellikle orta ve uzun vadede büyük avantaj sağlayacaktır. Art50.net’in her yıl yayınladığı dünya fuarları takvimine de buradan ulaşabilirsiniz.

Sanat Danışmanları

Fotoğraf Kaynağı: artreport.com
Fotoğraf Kaynağı: artreport.com

Koleksiyonerlik sürecinde bize yardımcı olan bir diğer kaynak, proje bazlı ya da uzun soluklu olarak desteğine başvurabileceğimiz sanat danışmanları. Çok yoğun bir iş hayatınız varsa ve sanat etkinliklerinin hepsine gitmek için zaman bulamıyorsanız, sanat danışmanınız sizin için fuarları ve galerileri ziyaret edip ön bilgi alabilir; böylece filtreleme yaparak sizi amacınıza uygun olan birçok farklı seçenekle zaman kaybetmeden buluşturabilir. Öte yandan koleksiyonunuzun uzun vadedeki yatırım değeri sizin için en az kişisel beğenileriniz kadar önemliyse, sanat danışmanınız size bu anlamda doğru tercihler yapmanız için de rehberlik edebilir. Ancak danışmanlığına başvuracağınız kişinin alanında yetkin ve iş etiğine uygun hareket eden bir profesyonel olması gerektiğini unutmayın. Bu konuda en değerli ipuçlarını, danışmanınızın daha önce çalıştığı kişi ve kurumların olumlu referansları oluşturacaktır.

Kitaplar ve Dergiler

Her ne kadar günümüzde internet en sık başvurduğumuz bilgi kaynağı olsa da, kitap ve dergilerin yeri bir başka. Her koleksiyoner adayının okuması gereken belli başlı kitapları Art50.net’in kitaplık bölümünde bulabilirsiniz.

Ülkemizde Milliyet Sanat, Artam Global, Genç Sanat, Art Unlimited, Rh+ gibi birçok aylık sanat dergisi mevcut. Art Forum, Flash Art, Frieze Magazine, Art Review, Art News, Art in America, Juxtapoz, Wallpaper, The Art Magazine, Apollo Magazine ve Aesthetica gibi uluslararası yayınlara da kolaylıkla abone olabilirsiniz.

Kurslar ve Seminerler

Çağdaş sanatı daha iyi anlamak için sayısı her geçen gün artan seminer, rehberli tur ve ve eğitim programlarına katılmak da koleksiyoner adayları için cazip seçenekler arasında. Üstelik süreç içinde sizin gibi çağdaş sanata ilgi duyan, birlikte sergi gezebileceğiniz yepyeni dostlar edinebilirsiniz. Kendi de bir koleksiyoner olan Tansa Mermerci Ekşioğlu’nun kurduğu Spot Projects bu alanda değerli çalışmalar yapan bir oluşum. Yine yukarıda bahsettiğimiz İstanbul Modern gibi sanat kurumlarının çeşitli atölye ve seminer programlarını iç rahatlığıyla takip edebilirsiniz.

Yurtdışında uzun zaman geçirme seçeneğine sahipseniz, ünlü müzayede evleri Sotheby’s ve Christie’s’in, Saatchi Galeri’nin ya da MoMA’nın süreli eğitimlerine katılmak da harika bir fikir olabilir. Ancak bunların önemli bir bütçe gerektirmesi nedeni ile baştan kurs ücretlerine göz atmanızı tavsiye ederiz.

Online kaynaklar ve sosyal medya

İnternet, çağdaş sanatla ve koleksiyonerlikle ilgilenenler için bulunmaz bir nimet. Bilgilendirici makaleler, röportajlar, bloglar, videolar, hatta sosyal medyada sanat profesyonellerinin paylaşımları, sanat etkinliklerini gezmek için yeterince zaman bulamayan ya da etkinliklerin büyük kısmının gerçekleştiği kentlerden uzak yerlerde yaşayan sanatseverlerin imdadına koşuyor.

Yurtdışında Artsy.net ve Türkiye’de Art50.net gibi online platformlar, tek tıkla çok sayıda genç ve başarılı sanatçının en güncel eserlerine 7/24 görüntüleme ve satın alma erişimi sağlarken, bloglarında bilgilendirici makalelere ve sanat alanından farklı uzmanlarla birbirinden renkli röportajlara yer veriyor.

Son olarak yukarıda sözünü ettiğimiz tüm etkinlik ve yayınların Facebook, Twitter ve ve İnstagram kanallarını takibe almanızı şiddetle öneriyoruz.

 

Bölüm ll – Öncelikleri Belirlemek: Hangi Eserleri Toplayacağıma Nasıl Karar Veririm?

Diyelim ki artık bilgi düzeyimizin koleksiyon yapmaya başlamak için yeterli olduğunu hissediyoruz. Bu durumda esas işimiz, aslında tam da şimdi başlıyor.

Fotoğraf Kaynağı: marketwatch.com
Fotoğraf Kaynağı: marketwatch.com

“Bir koleksiyonu iyi yapan temel prensip nedir?”

Koleksiyonerleri eser biriktiricilerinden ayıran başlıca yönleri, yola belli bir amaçla ve net olarak tanımladıkları bazı önceliklerle çıkmaları. Beğendiğimiz her eseri düşünmeden almak, bir koleksiyon oluşturmak için hiç de iyi bir yöntem değil.

Elbette belirlediğimiz bu öncelikleri, taşa yazılmış kanunlar gibi düşünmemeliyiz; kriterler zaman içinde değişebilir; bu son derece doğaldır. Sonuçta bu yolda yürüdükçe yepyeni sanatsal yaklaşımlarla, daha önce görmediğiniz tekniklerle karşılaşmaya devam edeceğiz. Ya da gittiğimiz uluslararası bir fuarda, farklı bir ülkeden yeni bir galericiyle tanışıp çalışmaya başlayacağız ve o da sizi, önceden tanımadığımız ya da takip etmediğimiz bir sanatçının, akımın, hatta ülkenin sanatıyla buluşturacak ve sanat görüşümüzde değişiklik yaratacak.

Kısacası, kendimize seçme kriteri koymak, değişime kapalı olmak anlamına gelmemeli. Yine de bu uçsuz bucaksız sanat yapıtları evreninde, koleksiyonunuzun anlamlı bir bütün oluşturması için bazı prensipleri ilk adımda tanımlayıp kararlılıkla uygulamanızda büyük yarar var. Şimdi gelin, koleksiyonunuzun başlangıç çerçevesini belirlemek için düşünmeniz gereken kriterlere daha yakından bakalım.

Eser: Ece Gauer, İlk Yas

Yatırım mı? Zevk mi?

Sanat eseri biriktiren bazı kişiler, buna tamamen yatırım amacıyla yönelirler. Koleksiyonlarının ileride değer kazanacağı beklentisi taşırlar ve alacakları eserleri yalnızca buna göre seçerler. Ancak gerçekten iyi birer koleksiyoner olarak tanımlayabileceğimiz kişilerin seçimleri, bu eserlerin ileride değer kazanıp kazanmama potansiyelinden çoğu zaman bağımsızdır. Kendilerine “bu eseri yaşamıma katmayı, onunla aynı ortamı paylaşmayı gerçekten istiyor muyum” diye sorarlar. En iyi koleksiyonlar, böyle bir yaklaşımın sürdürülmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle sizi heyecanlandırmayan ve ilginizi çekmeyen bir eseri, yalnızca ileride değerinin yükselme olasılığı bulunduğu için almamanızı öneririz. Yatırım odaklı alım yapan biriktiricilerin depoları, satın alındıktan sonra gün ışığı görmeyen ve belki de tekrar satışa çıkarılana kadar görmeyecek eserlerle dolu. Oysa aynı eser, onunla yaşam ortamını paylaşmayı gerçekten isteyen bir başkasının elinde, çok daha fazla izleyicinin görebileceği bir yerde, belki de evinde veya ofisinde sergilenir durumda olurdu. Bu da hem koleksiyoneri, hem de esere emek veren ve görünür olmasını dileyen sanatçıyı çok daha fazla mutlu ederdi.

Büyükkuşoğlu koleksiyonundan bir görüntü

Ayrıca yatırım değeri, günün sonunda zaten geçmiş verilere dayanarak yapılan bir tahminden ibaret. İşlerinin ileride büyük değer kazanması beklenen bir sanatçı, birkaç yıl içinde popülerliğini aniden yitirebilir. Aynı şekilde, bugün piyasa başarısı düşük olan bir sanatçı, gelecekte herhangi bir sebeple sanat piyasasının dikkatini çekebilir ve işleri çok daha yüksek fiyatlara satılmaya başlayabilir. Eğer onu severek aldıysanız, ilk durumda eser maddi değer yitirse bile sizin için manevi değerini yitirmeyecektir. İkinci durumda ise maddi kazanç gözetmeden aldığınız eser, aynı zamanda finansal anlamda değer üretecektir. Başka bir deyişle koleksiyon oluştururken önceliğinizi tutku ve beğeni olarak tanımladıysanız, yatırım değeri ne olursa olsun yaşamınıza müthiş bir zenginlik katacağından emin olabilirsiniz.

Genç Sanatçılar: Başlamak için Harika Bir Yer

Koleksiyonerliğe başlarken mütevazı bir bütçeyle nitelikli eserler almayı kim istemez? Bunun için en iyi yöntemlerden biri, genç sanatçıların çalışmalarına yönelmektir. Henüz önceliklerinizi yeni yeni anlamaya ve beğenilerinizi test etmeye başlamışken, tek seferde büyük meblağları gözden çıkarmak son derece risklidir. Üstelik genç sanatçıların eserlerini toplayarak, onlara kariyerlerini sürdürmeleri adına maddi ve manevi destek vermiş olursunuz.

Buraya tıklayarak Art50.net’te yer alan sanatçıları ve eserlerini keşfedebilirsiniz.

Yatay ve Dikey Biriktirme

Koleksiyonunuzun çerçevesini oluştururken yararlanabileceğiniz iki temel stratejiden söz edebiliriz: yatay ve dikey biriktirme.

  • Yatay biriktirmenin ön planda olduğu koleksiyonları, çok geniş bir alanın anlık bir fotoğrafını çeken koleksiyonlar olarak da görebiliriz. Belli bir döneme ait olabildiğince çok sayıdaki sanatçının yalnızca birer işini toplamak, yatay biriktirmeye iyi bir örnektir.
  • Dikey biriktirme yönü ağır basan koleksiyonlar, daha dar bir alana odaklanıp onu derinlemesine ve çok daha geniş bir zaman aralığında ele alır. Örneğin tek bir sanatçının hemen tüm işlerini toplamaya çalışmak, bir dikey biriktirme girişimidir.
Cengiz Kahraman’ın koleksiyonundan bir görüntü. tebozelmuze.com adresinden alınmıştır.

Ancak genellikle hiçbir koleksiyon, tamamen yatay ya da dikey biriktirme prensibine dayanmaz. Tek bir koleksiyonerin, belli bir döneme ait tüm sanatçılardan birer iş edinmesi gerçekçi bir hedef değildir; aynı şekilde, bir sanatçının bugüne değin yaptığı tüm işlerini içeren bir koleksiyona sık rastlamayız. Yine de bu iki stratejiden birini daha öncelikli bir yere koymanız mümkün. Sürekli yeni sanatçılar keşfetmek sizi daha çok heyecanlandırıyorsa, yatay biriktirmeye daha yatkınsınız demektir. İlginizi çeken az sayıdaki birkaç sanatçının, kariyerinin başlangıcından bugüne kadar yaptığı tüm işleri bulup toplamak sizi heyecanlandırıyorsa, dikey biriktirmeye ağırlık vermek sizin için çok daha uygun. Bu şekilde sınırlı bütçe, zaman ve enerjinizi amacınıza en uygun şekilde kullanabilirsiniz. Böylece hem daha ulaşılabilir hedefleriniz, hem de daha anlamlı ve keyifli bir koleksiyonunuz olacaktır.

Teknikler, Coğrafyalar ve Temalar

Buraya kadar koleksiyonerlikte yatay-dikey dengesinin gözetilmesi konusunu incelerken yalnızca sanatçılardan ve ait oldukları dönemlerden söz ettik. Ancak rotamızı daha ayrıntılı olarak tanımlamamızı sağlayabilecek başka kriterler de mevcut. Gelin, hep birlikte onlara daha yakından bakalım:

Teknik/malzeme: Belki yalnızca yağlıboya tuval resmiyle ilgileniyorsunuz; belki de siyah-beyaz fotoğraflar sizin için özel bir yere sahip. Teknik önceliğinizi belirledikten sonra, koleksiyonda sanatçı ve dönem olarak yatay mı, dikey mi ilerlemek istediğinizi düşünmeye başlayabilirsiniz.

Resim, Heykel, Fotoğraf, Dijital Sanat ve Baskı türlerinde özenle seçilmiş yüzlerce esere Art50.net’ten kolayca ulaşabilirsiniz.

Öte yandan öncelik vereceğiniz teknikleri seçerken ilgi alanlarınız kadar, eserleri koruma ve sergileme olanaklarınızı da göz önünde bulundurmanız gerekir. Resim farklı, fotoğraf farklı bakım ve saklama koşulları gerektirir. Bu noktada seçtiğiniz eserlerin boyutları bile önem kazanacaktır. Yaşam alanlarınızın büyük işleri sergileyip saklamaya el vermediğini varsayalım; bu durumda koleksiyonunuzu belli bir ebadın altındaki işlerle bile sınırlandırabilirsiniz: 50×70 cm’den büyük olmayan kağıt işler, 100×100 cm’yi geçmeyen tuval resmi gibi.

Coğrafya: Koleksiyonunuzun sınırlarını coğrafi olarak da çizmeniz mümkün. Belki yalnızca Eskişehir’de doğmuş sanatçıların eserleriyle ilgileniyorsunuz. Ya da Doğu Avrupa sanatına özel bir ilgi duyuyorsunuz. Afrika kıtasının güncel sanatına hayran da olabilirsiniz. Bunu ifade ettiğinizde, zaten belli bir coğrafyada derinleşmeyi seçmiş buluyorsunuz. O coğrafya içinde kalarak yatay ya da dikey yönü baskın bir seçki oluşturmak ise size kalmış. “İlk çıkış noktam coğrafya olmasın” derseniz, onu koleksiyonun alt başlıklarından biri haline de getirebilirsiniz. Teknik ya da az sonra değineceğimiz temalardan yola çıkarak, bu teknik ve temalarda dünyanın farklı yerlerinde üretilmiş eserler toplayabilirsiniz.

Eser: Coşkun Sami, İhmal

Tema: Koleksiyonerler için belki de en önemli kriterlerden biri, koleksiyonun vurgulamasını istedikleri temalardır. Elbette hiçbir sanat eserinin içeriğini tek bir konuya indirgeyemeyiz. Bundan ötürü, çeşitli sanatçılar tarafından değişik dönemlerde farklı tekniklerle üretilen sanat eserleri, aynı koleksiyonun çatısı altında yan yana geldiklerinde birbirleriyle konuşabilirler ve yeni kavramsal ilişkiler kurabilirler. Bu bağlamda portre, manzara, natürmort, soyut, doku, renk, vb doğrudan eserin konusu ve üslubuyla ilgili kriterler belirleyebileceğiniz gibi, kent, doğa, cinsiyet, göç, popüler kültür, ekoloji gibi bireysel olarak ilgi duyduğunuz konulara da yönelebilirsiniz.

Art50.net’in özel olarak hazırladığı seçkilerde, ilginizi çekecek konulardaki eserleri bir arada bulabilirsiniz. Seçkileri görmek için tıklayın.

Koleksiyonunuzu biçimlendirecek belli başlı temalara karar verdikten sonra, geriye kalan kriterleri alt başlıklar olarak ele alıp yolunuza bu şekilde devam etmeyi yeğleyebilirsiniz. Bu alt başlıklar zaman içinde, tamamen sizin önceliklerinize bağlı olarak gelişecek ve netleşecek, hatta yeni alt başlıklar ortaya çıkacak ve eskilerini dönüştürecektir. Koleksiyonerliğin en heyecan verici yanı da zaten bu asla bitmeyen, eserleri olduğu kadar kendini de keşfetme serüvenidir.

 

İpek Yeğinsü