Aylin Seçkin & Sylvain Levy

Prof. Dr. Aylin Seçkin’in Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde yürüttüğü Sanat ve Kültür Ekonomisi dersi kapsamında düzenlediği röportaj serisi Çin çağdaş sanatına odaklandığı DSL Collection ile koleksiyonerliğe yeni bir yaklaşım getiren Sylvain Levy ile devam ediyor.

36 yıllık koleksiyonerlik pratiklerine Çin’e yaptıkları yolculuk sonrası yeni bir yön vermeye karar veren Dominique ve Sylvain Levy, bugün Avrupa’nın en büyük Çin çağdaş sanatına odaklanan koleksiyonlarından birine sahip. 2005 yılında başladıkları bu süreci kültürler arası bir diyalog oluşturmak amacıyla şekillendiren ikili, koleksiyonlarını karmaşık, göçebe ve süreğen olarak tanımlıyor. Seçkilerinde yer verdikleri büyük çaplı işleri 2016 yılında sanal müze deneyimi ve sonrasında yayınladıkları koleksiyon kitapları ile halka açan Sylvain ve Dominique Levy, koleksiyonun herkes tarafından ulaşılabilir olması gerekliliğini savunuyor. Aynı zamanda DSL Collection farklı sanat kurumları, dijital ve sosyal platformlar ile yürüttükleri projeler ile geniş çaplı bir izleyici kitlesine ulaşmayı ve güncel kalmayı hedefliyor. Ai Weiwei, Zeng Fanzhi, Song Yuanyuan ve Zhao Zhao gibi isimlerin de yer aldığı DSL Collection, dijital deneyimlere ve teknoloji odaklı sanat eserlerine de büyük bir alan sağlıyor.

DSL Collection

Seçkin ve Sylvain Levy’nin DSL Collection’ın ve koleksiyonerliğin bugünü ve geleceğini, bir girişimcilik örneği olarak koleksiyonerliği konuştukları buluşmanın kısa bir özetini sizler için hazırladık.

Aylin Seçkin: Çağdaş Çin sanatına odaklanan DSL Collection’ın sahibi Sylvain Levy ile beraberiz bugün. Çalışmalarınızı oldukça heyecan verici buluyorum. Öncelikle size ve anlatacaklarınızı dinlemek daha sonra sorularım ile devam etmek istiyorum.

Sylvain Levy: Fazlasıyla özel bir yıl olan 2020’nin bitişi ile beraber yeni bir döneme girdiğimizin altını çizerek başlamak istiyorum. Bana kalırsa ve eminim bana katılanlarınız olacaktır, sadece yeni normallere değil farklı bir düzene doğru bir yolculuk yapıyoruz. Ancak ben bütün olanlara olumlu yönünden bakmaya seçerek tıpkı İspanyol Gribi’nden sonra başlayan ve birçok ekonomik gelişmenin yaşandığı “Roaring 20’s” gibi bir sürece gireceğimize inanıyorum. Önümüzdeki on yıllık sürece yeni gözlerle ve tamamen yeni bir düşünce şekli ile yaklaşmamız gerekiyor.

Oldukça kişisel bir yolculuk olan koleksiyonumuzu oluşturma sürecini de bu döneme uygun olarak, girişimci bir ruh ile ilerletmeye devam ediyoruz. Hepsinden önce kendimden bahsetmek istiyorum. Dominique ile beraber 36 yıldır koleksiyonerlik yapıyoruz. Koleksiyonumuzu oluşturmaya başladığımızda müzayede evleri yerine cumartesi günleri galeri sahibi ile beraber galeride sanatçılarla buluşup, tanıştığınız Leo Castelli modeli bir ortam vardı. Koleksiyonerlik oldukça kolaydı, sanat fuarları henüz başlamamıştı. Çoğunlukla evimizin salonunda sergilediğimiz çağdaş dönem sanat eserleri satın almaya sonrasında ise mobilya ve tasarım objeleri toplamaya başladık. Bu süreçten bahsederken bizim için önemli iki adım var. İlk olarak koleksiyona atfettiğimiz anlamlar, çünkü koleksiyon sadece objeleri bir araya getirmek değil aynı zamanda onları anlamlandırmaktır da, ikinci olarak ise koleksiyonu halka açma kararımızdan bahsetmek istiyorum.

DSL Collection – Gao Weigang

2005 yılında Çin’den döndüğümüzde, bu noktadan sonra yalnızca Çin çağdaş sanatına odaklanmaya ve koleksiyonerliğe yaklaşma şeklimizi değiştirmeye karar verdik. Bize göre oluşturduğumuz seçki diyaloğa dayalı ve girişimci kafa yapısı ile ilerleyen bir kültürel proje haline gelmeliydi. Yaşadığımız bu kültürel devrimin sebebi ise birbirinden tamamen farklı iki şehir olan Paris’ten Şangay’a yaptığımız yolculuktu. Ortaya çıktığı toplumun bir yansıması olan sanatı Çin’i, ülkenin enerjisini anlamaya yönelik bir şekilde koleksiyonumuza dahil etmeye karar verdik. DSL Collection ise böylelikle şekillenmeye başladı.

Her şeyden önce koleksiyonumuz bir aile koleksiyonu. Eşim Dominique ve benim isimlerimizin baş harflerini temsil eden DSL koleksiyonu şimdi çocuklarımızın bize verdiği ilham ile devam ettiriyoruz. Oluşturduğumuz seçkiyi zamanın ruhunu yakından takip eden canlı bir organizma olarak görüyorum. Şu an koleksiyonumuzu yönlendiren iki ana unsur var; ilki koleksiyonerliği bir kafa yapısı olarak görmek ikincisi ise start-uplara ve girişimcilere özgü bir risk yönetimi ve çeviklik ile hareket etmek.

DSL Collection – Jia Aili

Koleksiyonun bir amacı olmalı, artık sanat dünyası teriminden ziyade sanat endüstrisi tanımına odaklanmalıyız. Bugün sanatın çeşitli etkileri ve çıktılarından bahsedebiliriz, sanat bir eğitim aracı olabileceği gibi aynı zamanda bir lüks tüketimi ile de ilintilidir. Finans ve eğlence sektörlerini ise sanat endüstrisinden bağımsız olarak düşünemeyiz. Bizim için koleksiyonumuz teknolojinin, finansın, sanatın, yeni milenyumun gerekliliklerini kendimize göre yorumladığımız bir alan.

Öncelikle odaklanmamız gereken şey 4. Sanayi Devrimi döneminde yaşıyor olduğumuz gerçeği. İnsanlığın sadece teknoloji ile girdiği ilişkiyi değil dünyayı anlama şeklini değiştiren bu devrim, hayatımızın her alanında aldığımız kararlara, yaşama şeklimize etki ediyor. Bugünden on yıl sonra insanlık tamamen farklı bir noktada olacak ve yeni jenerasyonlar kendilerine has bir görüş ile yaşamlarını düzenlemeye başlayacak. Bu noktada bizim odaklandığımız temel nosyon ise “Yeni Hümanizm”. Sanatın teknolojiye değil ama teknolojinin sanat katkı sunmalı. Sanatın teknoloji ile insanlığı birleştirecek en önemli köprülerden biri olduğuna inanıyorum. Koleksiyonu fikir aşamasında şekillendirirken hümanizm olgusunu her zaman göz önünde bulundurduk. Giderek 1984 romanına benzer bir distopyada bulurken kendimizi, insanın ne demek olduğunu ve ihtiyaçlarının neler olabileceğini düşünmek her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor.

Ayrıca bütün bunlardan sonra belki de bahsetmemiz gerek bir diğer değişim Milenyum Devrimi. 2005’ten bu yana çağdaş sanatı takip ederken günceli ve oluşan yönelimleri yakından anlama fırsatı bulduğumuzu düşünüyorum ve o zamandan beri yaşanan dijital dönüşümün yankıları bugün çok daha net duyuluyor. Teknolojik araçları kullanma konusunda oldukça yetenekli ve istekli olan Milenyum jenerasyonunun ülkeler ölçeğindeki büyüklüğüne baktığımızda gerçekleşmesi olası durumların da tahminini yapabilmek kolaylaşıyor. Milenyum jenerasyonunun sanat ile yakından ilgilendiklerini görüyoruz. Bahsettiğimiz insanlar yatırım yapabilecekleri lüks tüketim maddelerine ve sanata karşı oldukça açık fikirliler. Pandemi döneminde de sanat ve lüks piyasalarını ayakta tutan gücün Milenyum nüfusundan geldiğini gözlemleme fırsatımız oldu. Böylelikle sanat endüstrisinde yaşanan olayları toplumsal değişimlerden, teknolojik gelişmelerden ve ekonomik olaylardan bağımsız düşünemeyeceğimizi bir kez daha görmüş olduk.

Konuşmanın tamamına bu link üzerinden JVWU%D6H şifresini kullanarak erişebilirsiniz.

 

Hazırlayan: Badenur Özcan

    If your proposal is evaluable, a return will be made within 5 working days. If you do not get a response to your offer within 5 working days, it means that your offer is not likely to be evaluated.




      Teklifinizin değerlendirilebilir olması durumunda en geç 5 iş günü içerisinde dönüş yapılacaktır. 5 iş günü içerisinde teklifinize yanıt alamamanız teklifinizin değerlendirilme olasılığı bulunmadığı anlamına gelmektedir.