SEPET ₺0 

Sepetinizde hiç eser yok.

Detaylar

Bu eser, 2 Temmuz 2018 tarihine kadar Bodrum Casa dell’Arte Otel’deki “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı sergide yer almaktadır. Eserin satın alınması durumunda teslimat sergi bitiminden sonra yapılacaktır. Detaylı bilgi için bize info@art50.net adresinden ya da (0212) 244 2650 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. ‘%100 Kurgusal Boşluklar’ serilerinde sanatçı, evrenin üzerine kurulu olduğu kaçınılmaz fiziksel kuralları ve olguları, bilim kurgu, polisiye, ikonoloji, masallar ve kişisel anılara dahil ederek bireyin hayatında bir yabancılaşma hissi yaratıyor. Kıvrımlı, sade ve simetrik tasarımından neoklasik olduğu anlaşılan bir tuvalet aynası. Kıvrımlı, sade ve muhteşem simetride olan başka bir şey daha var: bir ahtapot. Bu iki eleman arasındaki görsel ortaklıklar, insanın estetik anlayışının en baştaki çıkış noktasının doğa olduğuna işaret ediyor, bu ahtapot bir eşya olsaydı, kesinlikle neoklasik olurdu. Neoklasik tuvalet aynası ile görsel bir uzlaşma içinde bulunan ahtapot kalın kollarıyla sanatçının kişisel alanını ve şimdiki zamanını sararak içinden çıkılması güç bir hale getiriyor.

Geçmişin Kolları Ahtapot Gibi Sarıyor

₺6.000 
+KDV
VEYA
Tür Resim
Yılı 2017
Özgünlük Belgesi Var
İmza Eserin Üzerinde
Yapım Tekniği Yağlıboya
Boyut 160x120 cm
Tuval üzerine yağlıboya.
Bu eser, 2 Temmuz 2018 tarihine kadar Bodrum Casa dell’Arte Otel’deki “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı sergide yer almaktadır. Eserin satın alınması durumunda teslimat sergi bitiminden sonra yapılacaktır. Detaylı bilgi için bize info@art50.net adresinden ya da (0212) 244 2650 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

‘%100 Kurgusal Boşluklar’ serilerinde sanatçı, evrenin üzerine kurulu olduğu kaçınılmaz fiziksel kuralları ve olguları, bilim kurgu, polisiye, ikonoloji, masallar ve kişisel anılara dahil ederek bireyin hayatında bir yabancılaşma hissi yaratıyor.

Kıvrımlı, sade ve simetrik tasarımından neoklasik olduğu anlaşılan bir tuvalet aynası. Kıvrımlı, sade ve muhteşem simetride olan başka bir şey daha var: bir ahtapot. Bu iki eleman arasındaki görsel ortaklıklar, insanın estetik anlayışının en baştaki çıkış noktasının doğa olduğuna işaret ediyor, bu ahtapot bir eşya olsaydı, kesinlikle neoklasik olurdu.

Neoklasik tuvalet aynası ile görsel bir uzlaşma içinde bulunan ahtapot kalın kollarıyla sanatçının kişisel alanını ve şimdiki zamanını sararak içinden çıkılması güç bir hale getiriyor.